
Disestetiginedir.com diş hekimleri tarafından hazırlanmış, diş estetiği ve estetik diş hekimliği hakkında bilgi vermek, bu konudaki bilgi ve kavram karışıklıklarına ışık tutmak amacıyla hazırlanmış, sizlerin de paylaşımda bulunabileceğiniz ve fikir alabileceğiniz bir portaldır. Site içerisinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez.
Estetik diş hekimliğinin ne olduğunu açıklamak için ilk önce estetik kelimesinin ne anlama geldiğine bakmak lazım. "Estetik" terimi Yunanca'da duygu ve duygusallık anlamına gelen " aesthesia" kelimesinden gelmektedir. Estetik diş hekimliğinde ise bu kelime ağız ve yüz bölgesinin sağlık ve doğal güzelliğinin yeniden düzenlenmesi anlamında kullanılır. Genel anlamda ise "Estetik diş hekimliği" için sanatla diş hekimliğinin birada kullanılması diyebiliriz. Önemli olan tıbbi kurallar dahilinde size uygun olan gülüşü bulmak ve uygulamaktır.
Estetik diş hekimliği sadece beyaz ve düzgün dişler demek değildir. Her kişinin kendine has, kendine özgü bir gülüş stili vardır. Diş hekimi sadece form ve foksiyona değil aynı zamanda hastanın kişilik özelliklerine, cinsiyetine, mesleğine ve hatta yaşam tarzına göre gülüşler tasarlamalıdır. Bunun için diş hekimleri laminate veneer, diş beyazlatma, implant, porselen dolgu, gülüş tasarımı, kırmızı diş estetiği, tam seramik kuron, ortodonti ve sanal gülüş tasarımı gibi tedavi yöntemlerinden yararlanırlar.
Bilimsel açıdan üstün bilgilere sahip olmak her zaman tek başına yeterli olmaz özellikle estetikle ilgili tedavilerde diş hekiminin tecrübesi önem kazanır. Diş hekimini en nazik prosedürleri bile gerçekleştirebilecek sanatsal yeteneğe, yaratıcılığa ve teknik becerilere sahip olmalıdır. Bu anlamda diş estetiğindeki başarıda diş hekiminin teknik bilgisiyle sanatsal yeteneği çok önemlidir.
Hangi durumlarda estetik diş hekimliğinden yararlanmalıyım?
Estetik diş hekimliği hakkında daha fazla bilgi almak ve sorularınızı paylaşmak için bize ulaşabilirsiniz.
Porselen laminat venerler kötü görünen ön dişleri düzeltmenin hızlı, estetik ve güvenli bir yoludur. Bu yöntem ile belirgin kalıcı lekeler, çarpık, orantısız, aralıklı, küçük ya da yapısı bozulmuş dişler düzeltilebilir. Porselen laminat venerler diş yapısına kimyasal olarak bağlanabilen seramik maddelerdir ve estetik tedavilerde kullanılan başlıca tedavi şeklidir. Estetik diş hekimliğindeki en önemli yeniliklerden biri diş hekimlerinin farklı dokudaki maddeleri başarılı bir şekilde birleştirmesini sağlayan yeni yapıştırma tekniklerinin ve gereçlerinin gelişmiş olmasıdır. Porselen laminat venerler ile diş yüzeyi arasındaki yapıştırmanın gücü çoğunlukla öyle büyüktür ki oluşan travma porselen vener ile diş arasındaki yüzeyde değil, diş içinde kırılmaya yol açabilir. Diş yapısına yapıştırılan porselen laminat venerlerin maddeleri doğal diş minesine benzer fiziksel özellikler gösterirler. Ayrıca, seramik teknolojisinin ilerlemesiyle birlikte doğal katmanlar ve parlak dişlerin yarı şeffaflığı mükemmel şekilde taklit edilebilir hale gelmiştir.
Neden porselen laminat vener ?
Dişlerinizin rengini, şeklini ya da boyunu değiştirmek istiyorsanız porselen laminat venerler mükemmel bir çözümdür. Aynı zamanda dişlerinizin arasındaki boşluğu kapatmak ya da çarpıklığını düzeltmek istiyorsanız da bu yöntem faydalı olacaktır. Bütün bu sorunların ötesinde porselen laminat vener tedaviniz 5-7 gün gibi kısa bir zaman içinde son bulabilir. Bu tedavi süresi 2 ila 3 yıl süren ve asla dişinizin rengini değiştirmeyen ortodontiden çok daha kısadır.
Hangi tedavi ya da problemlerde porselen laminat vener yöntemi kullanılır ?
Hastaların porselen laminat vener tedavisini tercih etmelerinin pek çok sebebi vardır.
Lekeli Dişler: Beyazlatma ya da hastalık öncesi tedavileri ile iyileştirilemeyen lekelenmiş dişler, dişinizdeki herhangi bir lekeyi örten ya da saklayan laminat diş kaplamaları ile tedavi edilebilir.
Zedelenmiş Dişler: Aşırı çiğneme ve karbonlu içecekler ile kötü bir şekilde yıpranmış ya da bir kazada çizilmiş veya kırılmış dişlerde de venerlerden yararlanılabilir. Dişte olan küçük bir çizik ise "kompozit" ya da "laminat kaplamalar" ile hızlı bir şekilde tedavi edilebilir. Tek bir dişiniz zedelenmiş olsa da, diğer dişlerinizin rengi ile uyum sağlayarak doğal görünecek bir porselen laminat venerler ile tedavi edilebilir.
Boşluklar: Dişleriniz arasındaki aralıklar ya da boşluklar (diastemalar) laminat venerler ile kolayca kapatılarak gülüşünüzün daha düzgün görünümlü olması sağlanabilir.
Çarpık Dişler: Laminat diş kaplamaları çarpık dişlerde dişlerin doğallığını korumada ortodontik tedavi yöntemi kadar ideal bir tedavi yöntemi olmasa da teller ile tedavinin süresi 1-2 yıl arası olduğundan aşırı bir şekilde çarpık olmayan dişlerde dişlerin ön yüzeyine yapıştırılmış laminat venerler düzgün ve mükemmel hizalı gülümsemeler sağlamak için tercih edilmektedir. Bu tip tedavi söz konusu olduğunda çoğu insan laminat kaplamalardan "anında ortodonti" diye bahseder, çünkü çok daha kısa sürede ortodonti ile aynı sonucu elde edersiniz.
Laminat diş kaplamaları nasıl yerleştirilir ?
Avantajları ;
Porselen laminat venerler diş estetiğinde diğer yapıştırma tekniklerine oranla pek çok avantaja sahiptirler. Bunların ilki ve en önemlisi porselen laminat venerlerin lekeye karşı dayanıklı olmalarıdır. Kişi yıllar içinde oluşacak bir renk değişimi için endişe etmek zorunda kalmaz. Pürüzsüz porselen yüzeyi sayesinde, oluşacak herhangi bir leke porselene nüfuz etmez ve kolayca çıkarılabilir.
Ayrıca porselen ışığı yansıtması açısından diş minesine çok benzer. Diş minesi yarı şeffaftır ve ışığı dışarı geri yansıtan opak diş yapısına ulaşana kadar ışığın içinden geçmesine izin verir. Porselen de ışığın geçmesine benzer şekilde izin verir. Işık porselenden, geri yansıtılacağı yapıştırıcı ya da iç diş yapısına çarpana kadar geçer. Son olarak porselen laminat venerler çok yönlüdür. Küçük yön değişiklikleri, boşlukları ya da hiza bozukluklarını düzeltme gibi küçük ortodonti tedavilerinde kullanılabildikleri gibi, kanal tedavisinden dolayı rengi çok bozulmuş dişleri ve eski dolguların yol açtığı tetrasiklin lekelenmeleri saklama gibi birçok problemde kullanılabilirler. Kısacası, neredeyse tüm küçük çaplı diş kusurlarında kullanılabilirler.
Dezavantajları ;
Bahsedildiği gibi porselen laminat venerler beyazlatma kadar konservatif değildirler. Düzgün bir şekilde yapılabilmesi için diş yapısının çok azda olsa belli bir kısmının aşındırılması gerekir. Bu kısmın ne kadar olduğu değişkenlik gösterir ama genellikle bir milimetrenin üçte biri ile üçte ikisi arasındadır. Porselen laminat venerlerinde kalınlığı genellikle bu kadardır. Dişin ön kısmında yer hazırlamak daha sonradan dişin gereğinden geniş ya da hantal görünümü de engeller. Laminat vener tedavisi genellikle iki seans gerektirir ve ilkinde hazırlık yapılarak geçici yapılır. Porselen venerlerin bir başka dezavantaj ise maliyetidir.
Bu operasyon estetik olarak görüldüğünden sigortalar genellikle masrafı karşılamazlar. Laminat venerlerin maliyeti coğrafik bölgelere göre değişkenlik gösterir ama yaklaşık olarak tipik porselen laminat venerlerin her birinin fiyatı 300-500 euro civarındadır ve uygulandığında çoğunlukla birkaç dişe müdahale gerektirir. Bu yüzden, porselen laminat venerler çoğu kişi için oldukça maliyetli bir operasyondur.
Porselen laminat venerler, beyazlatma işlemi beklenen sonucu vermediğinde, küçük çaplı ortodonti problemlerini gidermede ve eğer kusurluysa diş estetiğini düzeltmede düşünülmelidir. Maliyetini karşılayabilenler için, laminatlar kişinin gülümsemesini güzelleştirmenin güçlü hatta en etkili yoludur.
Peki ya hangisi: kompozit laminat venerler ya da porselen laminat venerler ?
Laminat venerlerin en popüler olanı kompozit alternatifine göre daha güçlü ve dayanıklı bir seçenek olan porselen laminat venerleridir. Bazı diş hekimleri dişe kompozit laminat venerler yerleştirirler. Ancak, uzun vadeli sağlıkları ile porselen laminat venerler çok daha iyidir.
Ayrıca, kompozit laminat veneler lekelenmeye daha yatkın olup, daha doğal ve diş gibi yarı şeffaf görünüm sağlayan porselen laminat venerler kadar kalıcı değildirler. Kompozit laminat venerler, porselenlerden çok daha ucuzdur, fakat porselenler kadar uzun süre dayanmadığı ve daha sıklıkla değişim gerektirdiği düşünülünce uzun vadede daha pahalıya mal olurlar. kompozit operasyonlar küçük şekil verme işlemleri için idealdir, çünkü bu işlemlerde doğal diş yapısının büyük bir kısmı korunur. Laminat venerler var olan dişin ön yüzeyine yapıştırılırlar.
Dişin laminat venerlerle tedaviye hazırlanışı acı verir mi ?
Dişin laminat venerler için hazırlanışı sırasında acı hissetmezsiniz. Tıpkı dolgu yaptırdığınızda olduğu gibi, diş hekimi önce dişlerinizi uyuşturur, bu işlem laminat venerler yerleştirilmeden önce yapılır. Ardından bir süre uyuşukluk devam eder. Dişlerinizin kalıbını aldıktan sonra diş hekimi geçici laminatları yerleştirecektir. Bu geçici laminat venerler, laboratuvarda asıl porselen laminat venerlerin oluşturulduğu sırada dişlerinizi koruyacaktır. Bu geçicilerde bekleme evresinde bazı hassasiyetler yaşamak mümkündür.
Asıl laminat venerlerin dişime yerleştirilmesi ne kadar zaman alır ?
Peki, dişinizde geçici laminatlar var ve artık asıl laminate venerlerin yerleştirilmesine hazırsınız. Diş hekiminiz sizi uyuşturacak ve geçici kaplamaları çıkarıp, kalıcı laminat venerleri yerleştirecektir. Böylece mükemmel gülümseme sizin olur. Eğer 6 ile 10 arasında laminat vener dişinize yerleştirilecekse tüm yapıştırma operasyonu yaklaşık olarak 30-40 dakika saat sürecektir.
Laminat vener tedavisi ardından toparlanma süresi ne kadardır ?
Laminat venerler dolguya çok benzerler; Hem dolgu hem de laminat diş kaplamalarının ardından bir hafta süreyle soğuğa karşı bir hassasiyet görülebilir. Bu çok doğaldır ve geçecektir. Bir de laminat venerlerin şekline alışma süresi vardır. Daha önce dişleriniz olmasını istediğiniz şekilde değillerdi ancak onları o şeklide görmeye alışkındınız. Ayrıca şimdi güzel ve düzgün dişlerinizin dilinize değişi ile, önceden çarpık olan dişlerinizin diline değişinden çok farklı olacaktır. Ayrıca eğer dişleriniz laminat venerler ile uzatılmışsa konuşma şeklinizde de çok az bir farklılık gözlenebilir, fakat buna çok kısa bir sürede adaptasyon sağlanır. Özetle laminat venerlere alışmak biraz süre alabilir, ancak çoğu kişi çok hızlı şekilde onlara uyum sağlar.
Porselen laminat venerler ne kadar dayanırlar ?
Yeni Porselen Laminat venerleriniz yaklaşık olarak 10 yıl dayanırlar. Bu süre onlara nasıl baktığınıza göre değişir. Sert şeyler çiğnerseniz, sadece yemek yerken kullandığınızdan daha kısa süre dayanırlar. Ayrıca, onların kalıcı olması için ne kadar özen gösterirseniz, onları o kadar uzun süre kullanırsınız. Eğer diş hekiminizi düzenli ziyaret ederseniz onun laminatlarınıza hem ısırma hem de hijyen açısından küçük müdahalelerde bulunmasını sağlarsanız. Laminat venerleriniz, onlarla ilgilenmediğiniz takdirde bile beklenebileceğinden çok daha uzun süre dayanırlar.
Laminat venerlere nasıl bakım yapmalıyım ?
Laminat venerler doğal dişinizin üzerine kendi dişinizmiş gibi yerleştirilmiştir. Bu yüzden onların bakımını da kendi dişlerinize baktığınız şekilde gerçekleştirmelisiniz. Onları normal dişlerinizi fırçaladığınız gibi fırçalamalı, kendi dişlerinizde olduğu gibi diş ipi ile temizlemelisiniz. Diş hekiminizi, laminat venerlerinizin hem hijyen hem de kapanışınız açısından bakımını yaptırmak için düzenli aralıklarla ziyaret etmelisiniz. Böylece laminat venerleriniz güzel ve uzun süreli olurlar.
Diş eti cerrahisi genellikle bir periodontolog - destek kemiği ve diş etini etkileyen durumların teşhis ve tedavisi alanında uzmanlaşmış diş hekimi- tarafından gerçekleştirilir. Operasyondan önce hastanın kapsamlı bir diş temizleme işleminden geçmesi istenebilir. Nerdeyse tüm diş eti düzenlemelerinde, hastanın operasyon sırasında acı ya da ağrı hissetmemesi için diş etlerini uyuşturan lokal anestezi kullanılır.
Diş eti cerrahisini takiben, özel bir dişeti kılıfı diş eti üzerine yerleştirilir ve 10 ila 14 gün boyunca kalır. Bu, hastanın operasyonun ardından daha rahat etmesini sağlamak için, yumuşak dokuları koruyan ve yatıştıran bir bandaj görevi görür. Hastalar ağrıya karşı ilaçlar için reçete ya da iyileşme döneminde enfeksiyonu önlemek için chlorhexidine (antimikrobik ilaç) gibi gargaralar alabilirler.
Diş eti cerrahileri hastalar için büyük riskler taşımaz. İlk başta kanama gerçekleşse de, operasyonu takiben genellikle 24 ile 48 saat arasında kanama durur. Çok nadir vakalarda, enfeksiyon görülür.
Diş Eti Cerrahisi Hakkında
Diş eti cerrahisi diş etini, dişi ve destek kemikleri çevreleyen yumuşak dokuları tedavi etmek için kullanılan pek çok operasyonu içerir. Bu operasyonlar genellikle daha küçük alanda gerçekleştirilen tedavilerden cevap alınamadığı diş eti hastalıklarında kullanılır.
Diş eti cerrahisi genellikle bir periodontist - diş eti ile ilgili hastalıkların tedavisinde uzmanlaşmış diş hekimi- tarafından gerçekleştirilir. Pek çok değişik diş eti cerrahisi yöntemi vardır:
Diş Eti Cerrahisi İşleminden Önce
İlk muayenede, diş hekimi hastaya hangi diş eti cerrahisinin uygun olduğunu belirlemek için hastanın o an kullandığı ilaçları, diş röntgenlerini de içerecek şekilde medikal ve dental geçmişini inceler. Daha sonra operasyon için bir tarih belirlenir ya da şartlar uygunsa aynı gün tedaviye başlanır.
Hastalardan, işlemden önce kapsamlı bir ağız temizliği istenebilir. Bu tartar kalıntılarını gidermek için diş taşı temizliğini içerebilir. Yapay bir kuron gerektiren dişlere sahip olduklarından kuron uzatma için tarih verilmiş hastaların dişine uzatma işleminden önce geçici kuronlar yerleştirilebilir. Bu hem dişi korumaya hem de diş hekimine uzatma sırasında ne kadar yumuşak-doku ve kemiğin ortadan kaldırılması gerektiği konusunda fikir vermeye yardımcı olur.
Diş Eti Cerrahisi İşlemi Sırasında
Hangi tür operasyonun uygulanacağına bağlı olarak basamakların sırası değişkenlik gösterebilir. Hastanın operayon sırasında acı ya da ağrı duymaması için diş etlerini uyuşturucu lokal anestezi uygulanır.
Bazı vakalar da, gingivektomi ve gingivoplasti neşter ile gerçekleştirilir. Dişi çevreleyebilmek için köşeli bıçaklar gibi özel araçlar kullanılır. Elektrocerrahi, lazer cerrahi gibi diğer özel aletler de kullanılır.
Yumuşak-doku ekleme işlemi bir parça yumuşak dokunun donör alanından (ağız tavanı) alınmasını ve alıcı alana (diş eti dokusunun yerleştirileceği yer) taşınmasını içerir.
Yumuşak doku eklemeleri diş etinin çekildiği ya da düşük kalitede olduğu yerlere eklenir.
Kullanılan Yumuşak Dokulardan Bazıları:
Bağlayıcı-doku Eklemeleri: ağzın tavanından bir kat kesilir ve bundan "ağız kapısı" oluşturulur. Alttaki bağlayıcı doku, daha sonra kaldırılır, böylece dokunun sadece dış katmanı bırakılır. Dış katman yerine geri yapıştırılır, kaldırılan doku ise açık kök yüzeyinin çevresindeki diş etinin altına kaydırılarak yerine yapıştırılır. Bu korunmasız diş kökü tedavilerinde kullanılan en yaygın yöntemdir.
Diş eti cerrahisi sırasında, periodonolog dokuyu kemikten ayırabilmek için neşter ya da başka özel araçlar kullanır. Bu periodontologların diş köküne ve dişi destekleyen kemiğe ulaşmasını sağlar. Ardından herhangi iltihaplı bir doku ortadan kaldırılır. Aşındırma işlemi aşırı dental plak ya da tartar görüldüğünde uygulanır. İşlem tamamlandıktan sonra, diş etleri tekrar yerlerine dikilir. Dikişler erimezse daha sonra çıkarılmak zorundadırlar.
Kuron boyu uzatma da iki şeklide uygulanır. Birinci yöntemde uygun aletler vasıtasıyla diş hekimi dişetlerinin de yukarı doğru şekillendirmek istenilen şekli oluşturur, ikinci yöntem ise dişleri diş etinden ayıran bir işlem ile başlar.
Ardından, diş eti, diş köklerini ve çevreleyen kemikleri ortaya çıkarmak için arkaya ittirilir. Daha sonra kemik seviyesi dişin daha fazlası açığa çıkarılacak şekilde ayarlanır. Böylece dental restorasyonun (kuron) daha iyi bir şekilde yerleşmesi sağlanır. Yumuşak doku, yerine geri ittirilir. Kuron uzatma tek bir dişte ya da yan yana olan birden fazla dişte uygulanabilir.
Diş Eti Cerrahisi İşleminin Ardından
Diş eti cerrahisinin ardından, diş eti üzerine yerleştirilerek bölgeyi sertleştirecek ve koruyacak periodontal kılıf ya da paket, 14 gün süreyle tedavi alanında bırakılır ( Bu her durumda gerekli değildir) . Bu yumuşak dokuyu koruyan ve hastayı daha rahat ettiren bir bandaj görevi görür. Hastalardan baharatlı ve sert yiyeceklerden uzak dururken, yumuşak yiyecekleri tercih etmeleri istenir. Hastalar ağrıya karşı ilaçlar için reçete ya da iyileşme döneminde enfeksiyonu önlemek için diş hekiminin tavsiyesi ile chlorhexidine (bakteriyal ilaç) gibi gargaralar alabilirler.
Periodontal paket çıkarılana kadar hastalar genellikle söz konusu bölgeyi fırçalamama ve diş ipi ile temizlememe konusunda uyarılırlar. Hastalar ağızdaki diğer bölgeleri fırçalamaya ve diş ipi ile temizlemeye devam etmelidirler. Kılıfın kaldırılmasını takiben, yumuşak fırçalama ve diş ipi kullanımına izin verilebilir. Dokular ilk etapta kanayabilir ancak diş etleri bir ay içinde normale dönüp, üç ay içinde tamamıyla iyileşmiş olurlar.
Tütün kullanımı, diş eti cerrahisini takiben tavsiye edilmez. Sigara kullanma ve diğer tütün kullanma şekilleri iyileşme sürecini etkileyebilir, aynı zamanda diğer ağız sağlığı problemlerine yol açabilirler.
Yumuşak doku ekleme işlemi geçiren hastalar damakta dokunun alınmış olduğu donör bölgede, sıcak bir yiyecekten yanmışçasına bir ağrı hissedebilirler. Acı, ağrı kesici ilaçlarla giderilebilir.
Kuron boyu uzatma cerrahisinin ardından yapay kurona ihtiyaç duyan hastalar bitim işlemi için 2 haftaya kadar bekleyebilirler. Bu süreç boyunca ağız hijyenini iyi sağlamak önemlidir.
Diş eti cerrahisinin sonunda enfeksiyon kapan hastalara antibiyotik verilebilir.
Diş Eti Cerrahisinin Olası Riskleri
Diş eti cerrahisi hastalar için genellikle çok büyük riskler taşımaz. İlk etapta kanama gerçekleşir ancak, 24 ile 48 saat arasındaki bir sürede kanama durur. Çok nadir durumlarda, enfeksiyon olabilir. Genel olarak, uzun operasyonlar ve sigara kullanan hastalar arasında komplikasyon oluşma ihtimali daha yüksektir.
Gingivektomi, gingivoplasti ve yumuşak doku ekleme işlemleri ile ilişkili çok büyük riskler yoktur. Bazı hastalar estetik görünmesi için yumuşak doku ekleme operasyonlarının ardından diş etlerini yeniden şekillendirmek için gingivoplasti işlemine ihtiyaç duyabilir.
Yumuşak-doku eklenmesi : Damak ya da başka bir doku kaynağından alınan dokunun diş etinin çekilmiş olduğu yerlere eklenmesi işlemidir. Diş eti çekildiği zaman, diş kökü açığa çıkar ve diş sıcak ve soğuğa karşı hassas hale gelir, çürümeye karşı daha açık olur ve göze hoş görünmeyebilir. İşlem aynı zamanda, diş etleri çok ince ya da düşük kalitede olduğundan diş etlerinin gelecekte çekilme riskini daha fazla taşıyan hastalarda da uygulanır. Değişik türlerde yumuşak-doku eklemesi diş eti çekilmesi ya da kemik kaybı ve diş eti hizasının daha eşit görünemsi gibi kozmetik kaygılar gibi sebeplerle gerçekleştirilir.
Kemik eklemeleri kemik bölgesinin yeniden yapılandırılmasına yardımcı olmak için gerçekleştirilebilir. Düzgün bölgede (diş eti dokusunu kemik gelişmesi beklenen alanın dışında tutar) kemik gelişmesini sağlamak için diş eti ve kemik arasına bir malzeme konulur. Bazen kişinin çenesinin bir başka kısmından alınan kemikler, ya da yapay kemik eklenir.
Dişeti operasyonu geçiren hastalar, operasyondan sonra kanama ve şişme yaşayabilirler. Tedavi edilen bölgedeki diş etleri zaman içinde dişlerin sıcak ve soğuğa hassaslaşmasına ve köklerde oyuklar oluşmasına sebep olacak şekilde çekme riskine sahiplerdir. Hastalara hassaslık önleyici diş macunları kullanmaları tavsiye edilir.
Diş eti cerrahisinin ardından aşağıdaki semptomlar görülürse, hastaların acilen diş hekimlerine başvurması gerekir:
Diş Eti Cerrahisi Hakkında Doktorunuza Sorular:
Sorularını önceden hazırlamak hastalar için kendi durumları konusundaki tartışmaların daha anlamlı olmasını sağlar. Hastalar doktorlarına diş eti cerrahisi hakkında şu soruları sormak isteyebilirler :
Kuronlar
Kuronlar desteksiz veya hasarlı dişlerin yerine konulan laboratuarında yapılan restorasyonlardır.dişler; çürüme, kırılma, çatlama gibi hasar gördüğünde kuron restorasyona ihtiyaç duyulur. Estetik sebeplerle dişlerin kuronlanması gerekebilir. Bu restorasyonlar çoğunlukla dişi daha kırılgan hale getirdiğinden kanal tedavisinden sonra kullanılır. Kuronlar dişiş kırılmaya karşı korurular.
Dişin özellikle ön dişlere estetik için ¾'nun kuronlandığı restorasyonlardan dişin tüm yüzeylerini kapladığı kuronlara kadar değişiklik gösterir. Altın, bakır, nikel, krom gibi metaller, porselen, metal destekli porselen veya kompozit denen bir çeşit plastikten yapılır.
Restorasyon süreci dişlerin incelenmesi ve röntgen alınmasıyla başlayan çok basamaklı bir süreçtir. Bazı durumlarda kanal tedavisi ilk basamaktır. Hastalıklı veya çürük dişin sinirleri kök kanalından çıkarılarak guta perka denilen dolgu malzemesiyle doldurulur.
İlk muayene ve hazırlık işlemlerinden sonra dişlerin hazırlanması ve ölçü alımı için bir seans; dişlerin yapıştırılması için 2. bir seansa ihtiyaç duyulur. Bu seanslar arası, dişe geçici bir kuron yapılır. Bu kuron yerleştirildikten sonra çok az ve ya hiç rahatsızlık oluşmaması için yerleştirilse de bazı hastalarda sıcak ve soğuğa karşı hassasiyet oluşmaktadır. Başka problemler ortaya çıkarsa, hasta hekimiyle mutlaka konuşmalıdır.
Kuronlar çoğunlukla yapay oldukları anlaşılmayacak derecede renk, şekil, uzunluk açısından komşu doğal dişlere benzerler. Bununla birlikte; düşme, kırılma, gevşeme, çatlama g,b, sorunlar oluştuğunda oluşan hasara göre kuron ağız da tamir edilebilir, tekrar yapıştırılabilir olmalıdır.
Kuronlar, doğal dişler gibi bakıma ihtiyaç duyarlar. Hastalara buz, fındık gibi sert yiyecekler tavsiye edilir. Bu durumlar kurona zarar vererek ömürlerini kısaltmaktadır. Kuronlar dişi çürüklerden, dişeti hastalıklarından ve diğer ağız hastalıklarından korumazlar. Bunun için ağız bakımının özenle yapılması çok önemlidir.
Kuronlar Hakkında
Kuron; dişin ağızda görünen kısmına ve dişin üzerini kaplayan restorasyonlara verilen addır. Kuronlar doğal dişin yerine geçen ve ya onun üzerini kaplayan protezlerin ismidir.
Genellikle dişin bütün yüzeylerini kaplar. Hasar görmüş dişin üzerinin kaplamak ve dişi kuvvetlendirmek için kullanılır. Dişteki renklenmeleri, şekil bozukluklarını, komşu dişlerle uyumsuzluklarını gidermek için de kullanılır. Dolgu yapmak için çok büyük olan çürüklerden kırılmış, çatlamış dişlerin restorasyonu veya dişi kırılmaktan korumak için de uygulanır.
Kuronlar bazen kanal tedavisinden sonra uygulanır. Kanal tedavisi sonrası diş daha kırılgan hale geldiğinden dişi başka hasarlardan korur. Bu durumlarda diş siniri kök kanalı içerisinden çıkarılarak kanal guta perka denilen materyal ile doldurulur. Kuron, dişi desteklemeyecek kadar güçsüzse bir post kanal içine yerleştirilebilir.Kuronlar aynı zamanda köprü restorasyonların desteklemek için ve implantın üzerinde kullanılırlar.
Bir diğer diş restorasyonları inley ve onleylerdir. Bu restorasyonlar dişin; çiğneyici yüzeylerinin bir kısmı gibi daha küçük oranda dişi kaplarlar. İnleyler dolgudan biraz daha büyük olan küçük parçalarken; onleyler dişin en az bir tepesini kaplar. Dişin tepe kısımlarını kaplayarak dişe daha iyi destek olurlar. İnley ve onleyler kuronlardan daha konservatif işlemlerdir çünkü daha az diş dokusu kaldırılmaktadır.
Dişin hazırlanması ve yerleştirilmesi için birkaç sefer diş hekimi ziyaret edilmektedir. Kuronlar, diş hekimi tarafından alınan ölçü temel alınarak diş laboratuarlarında yapılır. Birkaç seans ve çoklu çalışma dolgu gibi daha basit restorasyonlara göre daha maliyetlidir.
Kuronların doğal dişler gibi bakıma ihtiyacı vardır. Kuronlar, ağızdaki yeri ve ağız bakımının durumuna göre uzun yıllar ağızda kalabilir.
Kuronların Çeşitleri ve Farkları
Metal alaşımlar; Nikel, krom gibi temel metallerin birleşimidir. Bu materyallerin kuvveti ve dayanıklılığı altına benzerdir. Fakat metalik gümüş renk hastalar tarafından beğenilmemektedir. Alerjik reaksiyon ve sıcak-soğukta hassasiyete neden olabilmektedir.
Porselen; Porselen, seramik, camsı yapıdan oluşabilen materyallerdir. Bu materyallerin doğal dişlere yakın ışık geçirgenliği ve rengi vardır. Yıpranmaya dirençliyken kırılmaya eğilimli ve eğer porselen yüzeyi pürüzlüyse karşıt dişlerde aşınmaya neden olabilmektedir. Güçlü bir diş oluşturmak için metal restorasyonlarda daha çok doğal diş yüzeyinden almak gerekir.
Metal destekli porselen; Metal alt yapı üzerine porselen kuronlardan oluşur. Bu birleşim güçlü ve dirençliyken porselen pürüzlü kalırsa yakınındaki dişlerde aşınmaya neden olabilmektedir. Porselen biolojik uyumu yüksek bir malzeme olduğundan hem estetik hem de fonksiyon açısından en avantajlı malzemelerden birsisidir. Özellikle arka dişlerin restorasyonlarında daha çok tercih edilir. Ön bölgede estetiğin daha fazla önemli olduğu kısımlarda metalsiz tam seramik kuronlar tercih edilir.
Kompozit; Diş renginde dolgularda kullanılan aynı plastik materyaldir. Bu materyal ucuz ve diş rengi gibidir. Porselenden daha kolay renklenir ve porselen kadar güçlü ve dayanıklı değildir. Onun için günümüzde bu malzeme daha çok geçici kuron materyal olarak kullanılır.
Kuron Aşamasından Önce
Kuron yapılmadan önce diş hekiminiz hangi kuron tipinin sizin için uygun olduğunu belirlemek için muayene etmelidir. Diş hekimi hastanın sistemik ve dişsel geçmişini bilmelidir. Bazı durumlarda; çürüğün büyüklüğüne bağlı olarak kanal tedavisi gerekebilir. Aynı zamanda dişin pulpası yaralandığında veya enfeksiyon riski varsa kanal tedavisi yapılmalıdır.
Eğer kuronu destekleyecek kadar diş yoksa; bir post yardımıyla temel kurulabilir.
Postlar fiberden veya metalden yapılan kanal tedavisi sonrası içine yerleştirilen millerdir.
Başlangıç muayenesi ve hazırlıklardan sonra 2 veya 3 seans daha gereklidir. Birincisi dişi hazırlamak ve ölçü almak, ikincisi kuronu yapıştırmak için gereklidir.
Kuron Aşaması Boyunca ve Sonrasında
Diş hazırlandıktan sonra, diş hekimi hazırlanmış dişlerin ve komşu dişlerin ölçüsünü alır. Medikal ipler kullanılarak diş etleri uzaklaştırılıp daha doğru ölçü almayı sağlar. Ölçü diş laboratuarına gönderilir, kuron yapılır. Diş hekimi daimi kuron takılana kadar geçici bir kuronu hastaya yerleştirir.Geçici kuronlar önceden hazırlanmış olabilir veya muayenehanede kompozitten hazırlanabilir. Bunlar uzun süre dayanmazken, daimi kuron yapıştırılana kadar dişi korur.
Kuronlar diş laboratuarlarında yapılması 7-10 güne kadar sürebilir. Kuron alındığında, diş hekimi geçici kuronu çıkarır, daimi kuronun uyumuna bakar. Diş hekimi gerekli düzeltmeleri yapar ve geçici yapıştırıcı ile kuronu dişe yapıştırır. Diş hekimi aynı zamanda yeni kuronla hastanın kapanışından emin olur.
Kuron rahat ve hastanın isteğine uygunsa, kuron daimi yapıştırılır. Bu başka bir güne bırakılabilir.
Genellikle kuron yapıştırıldıktan sonra çok az veya hiç rahatsızlık olmazken bazı hastalarda sıcak ve soğuğa hassasiyet olabilmektedir. Metal destekli porselen gibi bazı kuronlarda dişeti sınırında karanlık bir çizgi görülebilmektedir. Bu kuronun metal alt yapısının görüntüsüdür. Çoğu durumda gözükmez.
Eğer herhangi ek bir problem oluşursa, ısırırken hassasiyet veya ağrı gibi, hasta diş çözülürken, bazılarında kuronun sökülmesi gerekebilir.
Birkaç basamaktan oluşan kuronun hazırlık aşaması ve yerleştirilmesi birkaç hafta sürebilir. Araştırmacılar bu süreyi kısaltmak için yeni teknikler geliştirmektedir.
Kuronların Yararları ve Potansiyel Eksikleri
Bazı durumlarda, metal destekli porselenlerde porselen metalden ayrılabilir. Porselen tamamen ayrılabilir veya bir kısmı metal üzerinde kalabilir. Bazı durumlarda tekrar yapıştırılabilirken, genellikle yenilenmesi gerekmektedir.
Kuronların altında diş çürüğü oluşabilir. İyi oturmayan kuronlarda gıdalar kuron altına yerleşir veya yapıştırıcı eriyerek kuronun oynamamasına neden olabilir. Hastalar günlük bakımlarını yapmalı( fırçalama ve diş ipi kullanımı), kuron çevresindeki anormallikleri gözlemlemelidirler. Diş çürüğünden kaçınmak için, kuron oynamaya başladığında vakit kaybetmeden diş hekimine gidilmelidir. Dişin kendisinde bir hasar oluşmadan kuron tekrar yapıştırılmalıdır. Diş zarar görmüşse, kuron tam olarak uymayacağından, yeni bir kuron yapılmalıdır.
Sonuç olarak, kuronun materyalindeki değişiklikler (renklenme, aşınma) veya çevrelediği dişteki uygunsuz olmasına neden olur. Hastalar kuronun yenilenmesini isteyebilirler.
Kuronlarla Yaşam
Kuronlar, doğal dişlerle aynı bakımı gerektirir. Genel olarak hastaya kuronla sert yiyecekler çiğnemekten, tırnak yeme, diş gıcırdatman kaçınması tavsiye edilir. Bu aktiviteler kuronun hasar görmesine neden olur ve sabitliğini bozmaktadır.
Kuronlar uzun yıllar ağızda kalabilir. ADA'ya ( American Dental Assosation) göre kuronların ömrü 5-8 yıl arasında değişmektedir. Bununla beraber, özenle bakım kuronların uzun yıllar ağızda kalmasını sağlar. Önemli olan nokta, ağızda kuronlar olsun veya olmasın düzenli diş hekimi kontrolü ve temizliği yapılmasıdır. Özenli ağız bakımı çok önemlidir. Kuronlar dişi diş çürüğünden, diş eti hastalıklarından korumuz. Genellikle hastalar doğal dişlere gösterdikleri özeni göstermezken, özellikle diş dişeti hattına özen göstermeleri gerekir. Bu alanda plak ve çürük oluşabilir ve doğal dişlere zarar verebilir.
Neden kurona ihtiyacım var ?
Kuronlar her zaman en iyi çözüm müdür?
Estetik olarak kuronlar ilk çözüm değildir. Çünkü diş hekimi doğal olarak dişleri büyük oranda küçültmektedir. Porselen lamina gibi invasiv işlemler tercih edilebilir. Kuronlar dişi kuvvetlendirmek için kullanılırken, vener ve bonding işlemleri sadece dişin kendisi kadar destek sağlar.
Kuronlar hangi materyallerden yapılır?
Günümüzde diş materyalleri için geniş alternatifler vardır. Altından metal alaşımlı porselenlere kadar birçok malzeme kullanılır. Zamanla metal destekli porselenlerse estetik olmayan karanlık diş eti görüntüsü oluşabilir. Tam porselen b veya seramik kuron kozmetik görüntü için en iyi seçenektir. Porselene kuronların değişik çeşitleri vardır. Kullanılan materyale göre fiyatları değişmektedir.
Kuronların aşamaları nelerdir?
Diş hekimiyle görüşmeden sonra bütün tedavi seçenekleri gözden geçirilerek dişinizi kuronlanması için uygun hale getirir. İlk aşama lokal anestezi altında dişin temizlenmesi, çürük, düzensiz şeklileri frez denilen döner alete takılan aşındırıcılarla temizlenir. Kesilen dişin şekli genellikle koni şeklinde kuronun raht yerleşmesini sağlayacak şeklidedir.
Dişin ölçüsü özel bir macunla alınır. Bu ölçü laboratuara gönderilerek, dişin şekline mükemmel uygun kuron hazırlanır. Bu işlemler 7-10 gün sürebilir. Bu süre zarfında diş hekimi hazırlanmış dişinizin üzerine geçici bir kuron yerleştirir Diş hekimi ikinci ziyarette geçici kuron çıkarılır. Kuron dişin üzerine yerleştirilerek tam olarak uyum uymadığı, rengi ve şeklinin uygunluğu kontrol edilir. Kurondan memnun kaldıysanız diş hekiminiz tarafından daimi olarak yapıştırılır.
Kuronun ömrü ne kadardır?
Bu durum dişlerinize ne kadar iyi baktığınıza göre değişir. Kuronlanmış dişler de doğal dişler kadar bakıma gereksinim duyarlar. İyi bir ağız bakımı, düzenli diş hekimi kontrolleri, diş sıkma gibi alışkanlıklardan uzak durma, uygun beslenme, şile kapağı dişinizle açma gibi durumlardan kaçındığımızda 8-10 yıl kadar kullanılabilmektedir.
Maliyeti ne kadardır?
Yapıldığı yere göre 200 YTL'den 2000 YTL'ye kadar değişen maliyeti vardır. Diş hekiminin becerisi, kullanılan materyal, kuronun şekline, hazırlanan diş sayısına göre maliyet değişmektedir.
Diş hekiminizle hangi tedavinin uygun olacağını tartışmak için aşağıdaki sorular size yardımcı olacaktır ;
Tam Seramik Kuronlar
Doğal dişler ışığı geçirir. Bunun sonucu olarak da dişte derinlik ve canlılık ortaya çıkar. Metal desteksiz porselen kuronların (tam seramik) ışık geçirme özelliklerinden dolayı, derinlik ve canlılıkları daha fazladır böylece doğal dişe en yakın sonuçlar elde edilir.
Metal Desteksiz Tam Seramik Kuronlar ve Köprüler
Aşırı madde kaybına uğramış dişlerin restorasyonu için yaptığımız kuron veya köprü protezlerini normalde altyapılarını metal olarak imal eder ve üstteki porselenin kırılmamasını sağlarız.
Günümüzde artık metal kullanmadan güçlendirilmiş porselenden üretilen altyapılar metalin yerini tutmaktadır ve biz istisnai durumlar dışında metal alt yapıyı sağlık ve estetik açısından artık seçeneklerimiz arasında daha zor bulundurmaktayız
Doğal dişler ışığı geçirir. Bunun sonucu olarak da dişte derinlik ve canlılık ortaya çıkar. Metal desteksiz porselen kuronların (tam seramik) ışık geçirme özelliklerinden dolayı, derinlik ve canlılıkları daha fazladır böylece doğal dişe en yakın sonuçlar elde edilir.
Avantajları :
Metal Desteksiz Köprüler
Güçlendirilmiş porselenin özel makinalarda sıkıştırılması yada freze edilmesi (kesilmesi) ile elde edilir. Özellikle ön dişlerde, ışık geçirgenliğinin çok iyi olmasından dolayı tercih edilir.
Metal Desteksiz Zirkonyum Esaslı Köprüler
Bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir renk olan zirkonyum alaşım kullanılır. Sistemin en büyük avantajı, ulaştığı çok yüksek dayanılılıkla, arka bölgedeki köprülerde tam estetik bir görünüm sağlamaktır.
Diş hekimliği teknolojisi bugün başarılı ve estetik restoratif çözüm olarak hem ön hem de arka bölgelerdeki dişlerde rahatlıkla kullanılabilen ZİRKONYA esaslı materyali önermektedir; mekanik direnci, biyolojik uyumluluğu ve kırılma direnci ile diğer dental materyaller arasından sıyrılmaktadır.
Zirkonya içeren estetik restorasyonların kırılma direnci 900 ile 1400 MPa arasındadır, bu da klasik yöntemlerle kıyaslandığında olağanüstü bir direnç sağlamakta ve yapılan restorasyonların sağlamlığını göstermektedir, bununla beraber geleneksel yöntemlerle yapılan metal seramik restorasyonlara göre çok daha estetik ve sağlıklıdırlar. Işık geçirebilme özellikleri onları metal seramik restorasyonlardan ayıran en büyük farklarıdır.
Teknolojinin yardımıyla birlikte CAD sistemlerinin bütün avantajlarından faydalanarak sürekli olarak geliştirilen yazılımlar yardımıyla 3boyutlu tasarımlar yapılmakta ve geliştirilmektedir; bunula beraber insan hatası elimine edilerek kusursuza yakın restorasyonlar üretilmektedir.
İmplant protetek diş ya da dişler (kuron, köprü, takma diş) için çeneye cerrahi olarak yerleştirilen bir dayanaktır. Çene kemiği etrafını sardıkça onunla birleşir. İmplantlar yaygın olarak kemiğin birleştiği ve yabancı olarak kabul etmediği özel bir metal olan titanyumdan yapılırlar.
İmplantlar eksik ya da kayıp dişlerin yerine konulurlar. Eksik bir diş çeneyi etkileyebilir ve kemik kaybına yol açabilir. Aynı zamanda çevre dişlerin yer değiştirmesine yol açabilir ve kişinin ısırmasını etkileyebilir. Eksik dişi olan insanlar çiğnemede de sıkıntı yaşayabilir ve görünüşlerinden memnun olmayabilirler. Köprüler ve takma dişlerde eksik dişin yerini almada kullanılabilirler.
İmplantlar yerleştirilmeden önce, hastanın işlem için uygun aday olup olmadığını belirleyecek geniş bir ağız muayenesi gerekir. Diş hekimi hastasının medikal ve dental geçmişini değerlendirir. Uygun adaylar genellikle sağlıklı ve çene kemiklerinin gelişimini tamamlamış olmasını sağlayacak yaşta olmalıdır. Diş etleri implantin başarılı olmasını sağlayacak kadar sağlıklı olmalı ve ağız hijyenleri konusunda özenli olmalıdırlar.
İmplantlar aylara yayılmış birden fazla operasyon ve randevu gerektirebilir. İlk operasyonda implantın çene kemiğine yerleştirilme işlemi gerçekleştirilir. Daha sonra kemiğin gelişip, sıkıca dayanarak implantla birleşmesine izin verilir. İkinci operasyon kemiğin gelişimi ve implantla birleşmesin bağlı olarak 3 ile 6 ay arasında değişen bir süre kadar sonra gerçekleşir. Bu operasyonda, restorasyonu destekleyecek bir dayanak noktası yerleştirilir. Bazı durumlardaysa, iki aşama tek bir basamakta (tek basamak) gerçekleştirilerek, bu dayanak noktası implantın yerleştirildiği sırada eklenir. Son olarak restorasyon (kuron, köprü, takma diş) implanta eklenir.
İmplantlar kemikten destek alırlar, böylelikle implant kullanılan restorasyonlar genellikle destek için komşu dişlere gerek duymaz. Bu komşu dişlerin üzerinde oluşacak baskıyı ortadan kaldırır. Bu aynı zamanda çevre dişlerin kesilmesi ya da şekillendirilmesi gerekmediği anlamına da gelir ki böylelikle pahalı yeniden şekillendirme ve uyarlama işleminin ortadan kalkması maliyetin azalmasına yardımcı olur. Ancak implantlar yine de pahalı ve sigorta kapsamı dışında olabilirler. İmplantların yerleştirildiği operasyonlar çeşitli komplikasyonlar, kanamalar ve enfeksiyon ile ilişkilendirilir.
İmplantlar çoğunlukla başarılı olsa da, bazı durumlarda başarısızlıkla sonuçlandıkları da olmuştur. Eğer implant gevşekse ya da zamanla gevşerse, işlemin başarısız olduğu düşünülür ve implantlar çıkarılır. Diş hekimi anında yeni bir implant yerleştirmeye girişebilir ya da yeni bir girişimden önce bölgeye kemik parçaları yerleştirerek, buranın iyileşmesini bekleyebilir. Özenli bir ağız hijyeni bakımı, sigaradan kaçınma, diş hekimini düzenli ziyaret ve temizlik implant işleminin başarısız olma riskini azaltır. İmplantların 10 yıldaki ortalama klinik başarıları %93-95 arasındadır, bu da diş hekimliğinde başarısı en yüksek olan tedavi şekillerinden birisidir. Bugün halen 1960′lı yıllarda yerleştirilen ilk implantların ağızda olduğunu biliyoruz.
İmplantlar Hakkında
İmplant protetik diş ya da dişleri (kuron, köprü, takma diş) destekleyen yapay bir diş köküdür. Çeneye cerrahi bir operasyonla yerleştirilir. Burada osseoentegrasyon adı verilen bir süreç içinde çene kemiğinin implantı etrafını sarması ile implant, çene kemiği ile birleşir. İmplantlar yüksek bir başarı oranına sahiptir ve modern diş hekimliğinde giderek yaygınlaşmaktadır. Ancak, operasyon ve malzemelerin sayısından dolayı geleneksel yapılandırmalardan daha pahalıdırlar.
İmplantlar eksik ya da kayıp dişin kalıcı, destekli ve doğal görünümlü yapay diş ile değiştirilmesinde kullanılırlar. Eksik dişin yerine başkasının eklenmesi pek çok yönden önemlidir. Dişler düzgün çiğneme ve kelimeleri seslendirmede önemli rol oynar. Aynı zamanda yüzün şeklini oluşturma ve korumaya yardımcı olur.
Eksik dişler çeneye baskıyı artırarak kas ve çene bağlarında problemlere yol açabilirler. Son olarak, dişler çevre dişlerin yerlerini korumasına da yardımcı olur. Eğer bir diş eksikse, yanındaki dişler boş alana doğru hareket eder. Eksik diş çeneyi etkiler ve kemik kaybına yol açabilir. Eksik dişleri olan insanlar ağızlarının görüntüsünden memnun olmayabilirler. Köprü ve takma dişler eksik dişlerin yerini almada kullanılabilir.
İmplantlar insan vücudu ile yüksek ölçüde uyumludur ve yaygın olarak vücudun yabancı bir madde olarak reddetmediği, özel bir metal alaşımı olan titanyumdan yapılır. Titanyum aşırı güçlü, korozyona (asit, tuz ve oksijen kaynaklı) dayanıklı ve manyetik olmayan bir metaldir. Bunlar pek çok açıdan önemli olabilir. Örneğin,manyetik olmayan implantlara sahip hastalar manyetik rezonans görüntülemeye (MRI), güvenlik ve çözünürlük açısından çok daha az sıkıntı yaşayarak girerler. Fakat yine de herhangi bir görüntüleme testine (x-ray, MRI, CAT scan) girmeden önce hastane personelini implantlaran haberdar etmek önemlidir.
İmplantın yüzeyi genellikle tırtıklıdır. Bu kemik için yapışacak daha geniş bir yüzey alanı yaratır. Burası doğal kemikte de bulunan bir madde olan hidroxapatit ile kaplanabilir. Bilim adamları özel proteinler gibi osseentegrasyona yardımcı olacak implantları kaplayacak başka maddeler de araştırmaktadırlar.
Uygun adaylar genellikle sağlıklı ve çene kemiklerinin gelişimini tamamlamış olmasını sağlayacak yaşta olmalıdır. Diş etleri implantın başarılı olmasını sağlayacak kadar sağlıklı olmalı ve ağız hijyenleri konusunda özenli olmalıdırlar. İmplantlar yerleştirildikten hem önce hem de sonra hastalar diş hekimlerini düzenli olarak ziyaret etmelidirler.
Dişi sıkmak ya da çiğnemek implantlar üzerinde çok büyük baskı oluşturur. Bu tarz alışkanlıkları olan hastalar uygun adaylar değildir. Benzer şekilde, sigara içen, aşırı alkol ya da başka maddeler tüketen hastalar da uygun adaylar arasında değildir. Tüm bu alışkanlıklar implant başarısızlığı riskini artırabilir.
Belli medikal sorunları (diabet, yüksek kan basıncı, hemofili, bağışıklık bozukluğu) olan hastalar da uygun olmayan adaylardır. Bu durumlarının ciddiyetine de bağlıdır. Yüksek dozda baş ya da boyunda radyasyon tedavisi gören ya da kortikosteroid veya immunosüpresif alan hastalara da implant önerilmez.
İmplant Türleri ve Farklılıkları
Birkaç değişik implant türü vardır. Bir hasta için hangisinin en uygun olacağı çene cerrahı ya da diş hekimi tarafından belirlenir. Seçilen tür aynı zamanda implantın destekleyeceği (kuron, takma diş, köprü) dişin tipine de bağlıdır.
Kök formu: Bu diş implantlarının en yaygın formudur. Kök formundaki implant çeneye diş kökü gibi yerleştirilir. Bazıları silindir şeklinde vida gibi tırtıklı iken bazıları düzdür. Bazıları düz köşeli bazıları ise konik biçimindedir. Yerleştirileceği kemiğin yapısına bağlı olarak tüm implantların belli avantajları vardır. Bir kuron, takma diş ya da köprüyü destekleyebilir ancak implantın dayanacağı geniş ve derin bir kemiğe de ihtiyaç duyar.
Bu implant türleri en yaygın olanlar olsalar da , tek kullanılan tür onlar değildir. Sınırlı durumlarda başka implany türleri kullanılabilir.
İmplant İşleminden Önce
İmplantlar cerrah (ağız ve maksilla cerrahı) ve restoratif diş hekiminden (genel diş hekimi, protez uzmanı) oluşan bir ekip gerektirir. Restoratif diş hekimi implantın destekleyeceği kuron, köprü ve takma dişlerden sorumlu iken, cerrah implantları yerleştirmeden sorumludur.
İmplantlar yerleştirilmeden önce, hastanın işlem için uygun aday olup olmadığını belirleyecek geniş bir ağız muayenesi gerekir. Diş hekimi hastasının medikal ve dental geçmişini değerlendirir. Çene kemiği ile sinus ve sinirlerin durumunu belirlemek için X-ray ve bazen bilgisayar bazlı aksiyal tomografi taraması (CAT scan) istenebilir.
Hastanın bireysel ihtiyaçlarına bağlı olarak, implantları yerleştirmeden önce gerçekleştirilebilecek bazı operasyonlar da mevcuttur. Örneğin hastalar implantı destekleyecek düzgün bir çene kemiği yapısına sahip olmalıdırlar. Kemik ekleme hastanın yetersiz kemik yapısını arttırmak için kullanılabilir. Alveolar sinir yer değiştirme işlemi engel oluşturan bir sinirin yerini değiştirmek için kullanılabilir. Maksilla sinüsünün yüksekliği cerrahın alçak sinüs oyuklarına girmekten kaçınmasına izin verebilir.
İmplantların Risk ve Avantajları
İmplantlar komşu dişler yerine, çene kemiğinden destek alırlar. Bu onları daha kalıcı ve güvenli hale getirir ve güç ve rahatlığı artırır. Bu aynı zamanda pahalı yeniden şekillendirme işlemini de ortadan kaldırmaya ya da azaltmaya yardımcı olur. Herhangi bir metal klips ya da kanca içermediğinden, doğal diş gibi görünür ve hissedilirler. Ek bir solüsyon ya da fırça olmaksızın doğal diş gibi temizlenebilirler. İmplantlarla konuşmak ya da çiğnemenin daha rahat olması, daha iyi beslenme ve memnuniyet anlamına gelir. Son olarak çene kemiğini korumada yardımcı olurlar, çünkü kemiğe doğal diş gibi yapışırlar.
Ancak implantların dezavantajları da vardır. Çok pahalıdırlar ve sigorta tarafından karşılanmayabilirler. İşlemsonrasında kanama ve enfeksiyon gibi bazı komplikasyon ile karşılaşmak mümkündür. Bunlar diş hekiminizin kontrolü altında çözülebilecek sorunlardır.
İmplantlar çoğunlukla başarılı olsalar da, başarısız oldukları durumlar da vardır. Bu genellikle kemiğin implant ile birleşmediği zaman gerçekleşir. Böyle bir durum genellikle dayanığın yerleştirilmesi için implantın açıldığı ikinci operasyon sırasında farkedilir. Eğer bu noktada, implant çok gevşek ise, işlemin başarısız olduğu düşünülür ve implant çıkarılır. Diş hekimi hemen anında yeni bir implant takmaya girişebilir (kemikteki boşluğu biraz genişlettikten sonra) ya da herhangi yeni bir girişimden önce bölgenin iyileşmesini beklemeyi tercih edebilir.
Bazı durumlarda, implantın etrafındaki kemik, implantın gevşemesine ve düşmesine yol açacak şekilde zayıflayabilir. Bu implant yerleştirildikten yıllar sonra bile görülebilir. Böyle bir başarısızlık riski diabet - özellikle kontrolsüz diabet- olan ya da sigara kullanan hastalarda daha yüksektir. Eğer operasyon sırasında ağır bir travma yaşanıyorsa ya da operasyonun ardından enfeksiyon görülmüşse, implant yine başarısız olabilir. Unutulmaması gereken bu işlemlerin uzman doktorlar tarafından özenle yapıldığında bu risklerin çok düştüğü %1-2 ‘lerden daha fazla olmadığı ve özetle sistemik hastalıkların (diabet vb.) asıl riski oluşturduğu bilinmelidir.
İmplamtın üretildiği materyal olan titanyumuna karşı aleji neredeyse görülmez.Ağız hijyenine özen göstermek ve kontrol ile temizleme için diş hekimini düzenli ziyaret etmek implantın başarısız olma riskini azaltmaya yardımcı olacaktır.
İmplantlar Hakkında Doktorunuza Sorular :
Soruları önceden hazırlamış olmak, hastaların tedavi seçenekleri ile ilgili tartışmalarını daha anlamlı kılacaktır. Hastalar doktorlarına implantlar ile ilgili şu soruları sormak isteyebilirler :
Dolgu Aşamaları
Dişlerinizde oluşan çürükleri tedavi etmek için dolgu yapılır. Bu süreç diş hekimi tarafından çürük olduğu tespit edilen dişin çürük kısmının temizlenmesi ve bu işlemin ardından diş hekiminin uygun bulduğu malzeme ile doldurulmasını içerir.
Son olarak dolgu yerleştirildikten sonra diş hekiminiz işlemi bitirip dişlerinizi parlatmak için frezleri kullanır.
Dolgudan Sonra
Pek çok kişi dolgu işleminin ardından hassasiyet hissederler. Diş baskıya, havaya, şekerli yiyeceklere, sıcağa ve soğuğa karşı hassaslaşabilir. Kompozit veya porselen dolgular sıklıkla hassasiyet yaratır ancak diğer dolgular da bu konuda aynıdır.Çoğu durumda, hassasiyet bir ya da iki hafta boyunca devam eder. O zamana kadar, buna yol açan herhangi bir şeyden kaçınılmalıdır. Eğer dişleriniz aşırı derecede hassassa ve iki hafta geçmesine rağmen hassaslığında bir azalma görülmüyorsa diş hekiminizi ziyaret ediniz.
Hissettiğiniz herhangi bir hassasiyetten diş hekiminizi haberdar etmek önemlidir. Böylece dişinize daha sonra bir başka dolgu yerleştirileceği zaman hassasiyeti azaltmak için değişik bir malzeme kullanabilir ve bir takım değişiklikler yapabilir. Kişiler değişik malzemelere değişik tepkiler verirler. Diş hekiminiz sizin herhangi bir maddeye nasıl tepki vereceğinizi tahmin etmesi imkansızdır.
Diş hekiminiz ile konuştuğunuz zaman, probleminizi olabildiğince açık ve net bir şekilde anlatınız. Bu bilgi bir sonraki aşamada ne yapılması gerektiğine karar vermeyi kolaylaştıracaktır. Diş hekiminiz dolguyu çıkartıp yerine yenisini koyabilir ya da dişinize bir baz, astar ya da hassasiyet giderici başka bir madde de ekleyebilir. Eğer dolgu çok derinse, problemi çözmek için bir kök kanal tedavisine ihtiyaç duyulabilir.
Hassasiyetin yanı sıra, bazı insanlar ısırma işlemi sırasında da rahatsızlık duyabilirler. Her birinin sebebi farklı olan iki ayrı türde ağrı vardır :
Diş hekiminiz dolgu yerleştirildikten sonra cilalama işlemini gerçekleştirir ancak, keskin parçalar kalmaya devam edebilirler. Eğer böyle bir parçaya rastlarsanız, hemen diş hekiminize başvurup ondan herhangi bir dil ya da ağız yaralanmasına yol açmadan olabildiğince çabuk kurtulmalısınız.
Yılların etkisini yüzünüzden alıp götürecek güzel bir yol tahmin edebiliyor musunuz? Porselen Laminate kaplama, bonding veya diş beyazlatma, görünüşünüzde ve tamamen kendinizi nasıl hissettiğiniz hakkında büyük değişiklikler yapabilir.
Gülüşünüz, hergün karşı karşıya geldiğiniz,insanlara verdiğiniz hediyedir. insanlar hayata, en başından beri mutlu ve endişesi giderilmiş gülüşlere cevap verirler. Birisiyle ilk kez tanıştığınız zaman, gülüşünüz aniden iyi niyetleriniz ve düşmanlıktan yoksunluğunuzla iletişime geçer.Bu,en doğal yolla memnun olunan bir deneyim istediğinizi sergiler. Eğer birisi sizin zaten arkadaşınızsa,gülüşünüz sıcaklığa, neşeye, keyife ve anlayışa iletişim kurar.Sevdiğiniz birisine karşı, gülüşünüz kelimelerin söyleyemeyeceklerini söyler.
Estetik sebebeplerden dolayı ön dişlerinde değişiklik yaptırmak isteyenlerin yaptıracakları tedavi sonrasında görüntülerinin nasıl olacağına dair artık bir fikirleri olabilecek. Bilgisayar destekli gülüş tasarımı programları sayesinde dişlerinizde, öncesinde hiçbir işlem yapılmadan yapılacak işlemin sonunda yeni gülüşünüzün yüzünüzde nasıl duracağının tahmini sonuçlarını görebiliyorsunuz.
Bununla da kalmıyor; yeni dişleriniz ve yeni gülüşünüzün olduğu portre fotoğrafınızın bir adet çıktısını alıp yanınızda götürebiliyor ve sevdiklerinizin de fikrini alarak tedaviye karar verebiliyorsunuz. Bugün bunların hepsi mümkün yapmanız gereken sadece bir randevu almak ve neler yapılabileceği konusunda bilgilendirilip bir sonraki seansta sonucu görmek bu kadar basit.
Ortodonti dişlerin konum bozukluklarını ve kapanış problemlerini düzelten bir dişhekimliği branşıdır. Ortodontik tedavi ile belirli bir süre boyunca dişlerin üzerine tel takarak problemler çözülür.
Ortodontik tedaviler ortodontistler tarafından gerçekleştirilir. Ortodontik tedavi sadece çocuklar için değil herkes için uygulanabilir bir tedavidir.